• image image image image
  • shape
    shape

    Haberler

    Blog Image

    ÜNİVERSİTEMİZ MÜZESİNDEKİ DİNOZOR İSKELETİ PALEONTOLOGLARIN İLGİ ODAĞI OLDU

    Kazakistan Cumhuriyeti Bilim ve Yükseköğretim Bakanlığı Zooloji Enstitüsü Paleozoooloji Laboratuvarı Başkanı Peruza Tleuberdina ile Rus araştırmacı Andrey Rossiyskiy, üniversitemiz müzesinin koleksiyonunda bulunan dinozor iskeletini incelemek üzere üniversitemizi ziyaret etti.

    Araştırmacılar, Arkeoloji Araştırma Enstitüsü Müdürü Köpjasar Jetibayev ve Enstitünün kıdemli araştırmacısı, arkeolog Sagınbay Murgayev ile bir araya geldi.

     

    Ziyaretin temel amacı, 21 yıl önce Türkistan Eyaletine bağlı Maydantal köyünde bulunan ve bugüne kadar kapsamlı bilimsel incelemeye tabi tutulmayan omurgalı hayvan kalıntılarını ayrıntılı olarak araştırmak.

     

    Kazakistan’ın Senozoyik ve Mezozoyik dönemlerine ait fosil hayvanların evrimi ve filogenisi üzerine çalışmalar yürüten paleontolog Peruza Tleuberdina, kalıntıları inceleyerek kemiklerin morfolojik yapısı ve çap özelliklerine göre ilk sınıflandırma çalışmalarına başladı.

     

    Tleuberdina, meslektaşları Sagınbay Murgayev’in Türkistan Eyaletinin Maydantal bölgesinde dinozor kemik kalıntıları bulmasının Kazakistan bilimi açısından önemli ve nadir bir keşif olduğunu belirtti. Buluntudan daha önce haberdar olduklarını ifade eden Tleuberdina, o dönemde bölgede saha araştırması gerçekleştirme ve kalıntıları kapsamlı biçimde inceleme imkânı bulunmadığını kaydetti.

     

    Paleontolojik verilere göre uzun yıllar boyunca subekviyal çökeller içerisinde kalan kemikler zamanla fosilleşti. Bununla birlikte, kırık kemik parçalarında görülen belirgin kırmızı renk, kalıntıların mikro yapısının laboratuvar ortamında ayrıntılı olarak incelenmesini gerekli kılıyor. 

     

    Araştırmacılar, iskelet kalıntılarının bilimsel açıdan henüz aydınlatılmamış birçok özelliğinin bulunduğunu değerlendiriyor.

     

    Üniversitedeki incelemelerden önce araştırma ekibi, Sagınbay Murgayev ile birlikte Maydantal çevresinde ilk kazı çalışmalarını da gerçekleştirdi. Yağış nedeniyle yumuşayan toprak katmanlarında Mezozoyik çökeller ile bunların üzerinde bulunan Paleojen tabakaları arasındaki sınırın belirgin hâle gelmesi, araştırmacıların buluntunun stratigrafik konumunu daha doğru biçimde belirlemesine imkân sağladı.

     

    Önümüzdeki dönemde Arkeoloji Araştırma Enstitüsü ile Zooloji Enstitüsü Paleozoooloji Laboratuvarının, bulunan kalıntılar üzerinde ortak bilimsel araştırmalar yürütmesi planlanıyor. 

     

    Ayrıca üniversite müzesinde modern teknolojilerle desteklenen özel bir dinozor iskeleti sergisi oluşturulmasına yönelik çalışmaların başlatılması hedefleniyor.